2 Kasım 2013 Cumartesi

Vee Avustralya'dayım

Öncelikle uçak yolculuğu dubai singapur aktarmaları ile sonuçlandı. Dubai'nin milimetrik şehir dizilişi ben ihya etti. Singapur'da da o kadar halıyı havaalanı tesislerine döşemeleri ile ilgili esprili şeyler okumak moral vericiydi. Bir arkadaş o kadar halıyla 1000 cami döşenirdi diye yazmış foursquare'e. Bu arada foursquare hesabınız yoksa hemen alın çok ama çok yardımı dokunacak, tabi yedek şarj da lazım ;) Singapur bize nispeten ucuzdu ama kazıklamaya çalışmak her yerde var. Teknolojik aletlerin eskileri bizde ucuz yenileri onlarda. Hediyelik bişeyler alın giderseniz ama ödemeyi ulusal paralarıyla yapıyorlar. Yanınızda küçük banknotlar bulundurun. Zaten 20 doların üstü için bile size bi dolu bozuk ve kağıt verebilir. Yolculukta bildiğiniz tatları yemelisiniz ki, yolculuk tuvalette kapınızın tıklanması ile geçmesin. Çünkü tuvalet trafiği hiç bitmiyor ;) Son olarak Emirates ile uçtum. Kaptan her konuştuğunda "arapça" amin diyesiniz geliyorsa siz Türksünüz :) Emirates'i tek geçerim. Herkesin beğeneceği yemekleri ve içecekleri var. İki küçük şişe şarap ve bi alkol daha içtim ve hepsi beleş. Kral kahvaltısı sundular. Aynı kahvaltıyı indiğinizde hiç bir yerde yiyemeyeceksiniz emin olun.
  Neyse indim şehre, sağolsun arkadaşım aldı. Her şeyi o ayarlayacağı için rahat gelmiştim. Ancak ikinci gününde yavaş yavaş gerçekler ortaya çıktı. Arkadaşları sayesinde bana iş bakacakmışız. Biz herkese haber gönderdik ve feed backler hiçte güzel gelmedi, tüm işler dolmuş. Oturduğumuz evin de ev sahibi ben kaldığım için kiracılara baskı yapınca otelin yolunu tuttum. Halloween'dan mı Christmas'tan mıdır boş odaları sadece havaalanlarına yakın yerlerde buluyorsunuz. Ancak kahvaltı ve yemeksizdir duyurulur. Gecesi 130 dolardır. Şanslıysanız şu koca çantaları taşıyan arkadaşların motellerinde 65 dolara yerd bulabilirsiniz. Bu esnada ev bulmak en zor olanı. Hiçbir yer bilmiyorsunuz, telefonunuzla savaşıyorsunuz şarjı bitmesin diye ve tüm gece Gumtree'den ev hatta oda ilanlarına bakıyorsunuz. Bu site buranın tüm ilanlarının olduğu site, hemen üye olun ve app indirin. Tüm ilanlara mesaj attım nerdeyse. Tabiki sidney region dakilere. Odaların fiyatları haftalıktır. Burada her şey haftalıktır. Oda fiyatları genelde 100 ila 350 arasında değişir. Mesaj atıp gittiğim evler yurtlar yaşanabilecek yerler değildi. Adam mutfağı mı oturma odasını mı kullanmayacağı için umumi tuvaletler gibi yanyana odalar yapmış, içine bakamadık tabi hemen çıktım. Sonra bir ev sahibini 1 saat bekledim geldiğinde de çocuğun teki ben evsizim ben kalabilir miyim dedi ve evi kaptı. Evsiz evini satıp gelmiş olmalı ki bond 'depozito' artı kira parası olan 750 aud saydı çocuğun eline. Sonra bir gece daha otel göründü derken başka subarblara da bakmaya başladım. 3 gün sonrasında bulabildim. Adama bende kira bedeli 160 artı bond toplam 480 bayıldım ve artık eşyasız odam vardı. Gittim şişme yatak aldım, gereçler aldım derken, ki burası gerçekten ucuz, tabi K mart, Target ve İkea'dan alışveriş yaparsanız. Türk parasına çevirmeye çalışmayın ağlarsınız :) orada şişme yatak 50 lira burada 50 dolar böyle düşünün aynı demeye çalışın. Eğer burada iş bulursanız, bu anı rüyamda görmem de garip, Türkiye'de bu satırları yazdığımı ve odayı görmüştüm. Neyse burada işin 5 saatinden o parayı çıkartırsınız, iki günde kiranız çıkar. ANCAK no experience no job. Kızların bloglarını okursanız iş bulması kolay vs yazarlar. KOCA BİR PALAVRA. Kızları işe alırlar çünkü vitrin önemlidir ama erkeklerde öyle değil. Kızlar heyecanlanıp bizi alırlar demeyin, bulaşık yıkamak güzel bir başlangıç olur. Burada ingilizceniz adv bile olsa experience ararlar. Couchsurfing etkinliğine katıldım, üye olmanız gereken bir yer daha, taiwanlı iki çocuk housekeeping işinde saatlik 6.6 aud kazanıyorlarmış. Adam ben sinema bölümünden mezunum, burada tuvalet temizliyorum diyor. Buradaki herkesin bir geçmişi var. Kimisi gazinocu kimisi Mitsubishi de çalışmış, kimisi Pakistan,  Hindistan'dan ailesinden ayrılıp gelmiş, iş yerini arabasını satmış gelmiş ama buradaki ilk günlerinde ağlayıp dönmek istediklerini anlatırlar. Bu hikayeleri duymak için bi taksi çevirin yeter. İşler lisans istiyor ve dil istiyor. Dil geliştirme konusuna sonra geleceğim, öncelikle egonuzu elinize alın ve eve bırakın, kendinizi burada sıfır olarak gördüğünüzde kaldırabilmeniz lazım. Her dinlediğim kişinin bir acı olayı ve göz yaşı vardır. Artık eviniz uzakta, tanıdık yok, para iş yaparsanız var, ya da zaten parayla gelirseniz o zaman sadece ev ve ev sakinleri derdiniz var ;) Bu kadar dibe vurduktan sonra her şey çok daha güzel olur, çünkü artık sıfırdasınız. Benim tavsiyem, buradan arkadaşınız en az bir aylık ev ayarlasın ya da siz ayarlayın öyle gelin ve yanınızda en az 3000 aud kesin olsun, 2000 aud de olur ama bitecek korkusu ile tükenebilirsiniz ilk ay. Güzel konulara şimdi geliyorum çünkü artık bir eviniz olmalı ya da var bunu biliyoruz ;)

26 Eylül 2013 Perşembe

Avustralya için Work And Holiday

Bunu yazmamın bir nedeni de bilgi eksiklikleri ve paylaşımın pek olmaması. Yazanlar var ancak devamını getirmemişler. Neyse nerde kalmıştık, başta imkansız olan şey de. Anlatıyor bana burası şöyle güzel, böyle güzel de nasıl gelebilirim? Biz de yurtdışı hep hayaldi, ileriki dersine geçemedik ki. Dedim bana tarifi ver ben yapmaya çalışırım. Tamam dedi,
Öncelikle ielts' ten 4.5 alacaksın dedi
Verirler mi dedim,
Alırsın dedi,
Peki dedim.
Başka alternatif yolları da var, bana ulaşırsanız paylaşırım.
Sonra askerlik tecil belgesi, mezuniyet belgesi, hazırlık gördüğüne dair belge, nüfus kayıt örneği, savcılık temiz kağıdı, nüfus cüzdan sureti, sağlık raporu derken liste böyle uzayıp gidiyor. İsterseniz acentalar aracılığıyla, zaten bu işi görev üstlenen fazla acenta yok, isterseniz de kişisel olarak başvurabilirsiniz. Ben acentayla başvurdum. Acenta da bana vize ücreti, seyahat ücreti, en az 5 yıllık pasaport istediğini söyledi. Bu malzemeleri toplayıp harmanlayıp gönderecektim ki 5000 aud (Avustralya Doları) artı dönüş uçak bileti ile birlikte bankada para göstermen lazım dedi. Bankada parayı gösterdik geri dönüş uçak bileti istenmedi, bu banka hesabı kiminse sizin bu paranın tamamını kullanabileceğinize dair yazı ve imzası isteniyor. Emin olun o para göstermelik, çünkü bu iş için gidiş uçak bileti dair toplam 4 bin 5 bin tl harcıyorsunuz ve 1 yıl için inanılmaz az bir para. Bu vize size çalışma imkanı da sunuyor ve orada saatlik ücret 12-18 aud arasında. Doğru okuyorsunuz bizim günlük kazancımız onların saatliği. Oraya gittiğinizde yanınıza 2 bin 3 bin arasında para alın malum iş olmaz kalacak yer, yiyecek lazım dediler. Hepsini dinledim kulağa hoş geliyor. Sonra Dış işleri bakanlığına belgeleriniz ulaşacak, orası kontenjan dolmamışsa sizi kabul edip konsolosluğa belgelerinizi yollayacak. Kontenjanı duymuşsunuzdur, 100 kişi alınıyor yıllık. Ya martta ya temmuzda sıfırlanıyor diye duyumlar var. Konsolosluk sizi arayacak muhabbet kuracak belki ingilizcenizi denetleyecek, sonrada vize onayın geldiiii. Şimdi uçak bileti gerek. Burada alternatif çok ancak ucuzu bulmak lazım. 1000tl den başlar 18000 tl ye kadar uçak bileti var. Portakal suyu mu yoksa sek su mu onu seçmek size kalmış. Vize elektronik olduğu için pasaporta işlenmesine gerek yok kağıdı elinize alın kafi. İşte günlerim yaklaşıyor...

Yurtdışına gidicem ben!

Bu inatla başlayan, hayal kurması, uykusuz bırakması güzel olan süreçtir. Öncelikle alternatiflerden başlayayım, sonra ana konuya döneriz.
 Üniversitemin 3. sınıfında ispanyolcaya heves etmekle başladı bu süreç. Zamanın parası ile Salamanca'da 1 aylık dil eğitimi artı aile yanı konaklama, yeme içmen onlara ait 2000 tl idi. Tabi heves etti bu çocuk, ispanyolca kursu da görmüş 6 ay, gitmek istedi gidemedi. Sonra araştırma içine girdik yeniden. Bir türlü ucuzundan kapağı atıcaz yurtdışına. Derken Evs yani Agh eeee yani Avrupa Gönüllü hizmetiyle tanıştık Dokuz Eylül'ün seminerlerinden birinde. Tabi gelen kişiyi soru bombardımanına tuttuk. Kısacası bize bunun bi sitesinin olduğunu, orada ev sahibi kuruluş 'host' ve gönderen kuruluşların olduğunu, ev sahibi olan kuruluşlara Motivasyon Mektubu ve İngilizce Cv göndermemiz gerektiğini söyledi. Biz de başladık bu işlere her şeyi hazırladık İspanya'daki 50 hosta gönderdik. Kiminin zamanı geçmiş, kimisi çoktan seçmiş, kimisi de kapatmış olabilir. 2 yer doldurmam gereken form gönderdi, 1 yer yedeklerde 3. sün dedi. En sonunda da Malaga'dan 3 hafta önce topla valizini 1 haftada burada ol dedi. Olleeeeee leeeeeenn ben 1 haftada vize çıkartamam ki. Türkiye'de bunun zor olduğunu, 1 hafta uzatmalarını istedim yoksa impossible dedim. Öyle mi dedi bye dedi. ... you dedim, anlamışsınızdır thank you ;) Dedim artık yurtdışı kapısını kırdık, adamlar kabul etti bari, o zaman zorlayalım ama başka bir şeyi. Ne olabilir araştırmalarından sonra eski sınıf arkadaşım Work And Holiday programını söyledi. Başta imkansız gelen şey sonra...

Avustralya'ya gitmek istiyorum ama nasıl?

Her ülkeyi araştırdın sonra da Avustralya'yı mı tercih ettin?
- evet
Neler istediklerini biliyor musun?
- ee evet
Uçakla 30 saatte gidebileceksin biliyorsun değil mi?
- aummmmm evet
Nerde kalacak, çalışacaksın ayarladın mı?
- aummmmmmmm evet
Hayırlısı olsun o zaman!
-ohh

İşte genel hatlarla kendimizi ikna ettiğimiz ve başkalarını da ikna etmek için uzun uzuna cevaplayacağımız, hevesimizi bazen kursağımızda bırakan sorular bunlardır. Hazırlıklı olmak, az sallamak baş kuraldır.
Başlangıcından itibaren koşuşturmamı ve macera mı başlıklar altında anlatacağım.